İman Bir Bütündür
- Versand aus Deutschland
- Sichere Zahlung · SSL-verschlüsselt
- 14 Tage Widerrufsrecht
- Sayfa Sayısı: 216
- Cilt: 1. sınıf sert karton kapak
Peygamber Efendimiz (sav) Veda Hutbesinde, “Size iki sey bırakıyorum. (Bunlara tutunursanız) asla delalete düsmezsiniz: Allah’ın kitabı ve sünnetim” buyurmustur. Rabbimiz Necm Suresinde, “Ve (o, nefsinin) arzu(sun)dan konuşmuyor! O (söyledikleri) bildirilen vahiyden baska bir sey değildir” ayetiyle bu hakikati beyan etmistir.
Ne zaman ki insanlar bu hakikate tutunmuşlar, terakki etmişler, selamet üzere olmuşlardır. Ne zaman da bundan uzaklaşmışlar, o zaman da tedenni etmiş ve sıkıntı çekmişlerdir.
Gayet önemli olan bu konuya dikkat çekmek istememizin sebebi, bir kısım müminleri farkına varmadan küfre sebep olacak bazı düsünce ve sözlerden sakındırmaktır. Ve Peygamber imiz (asm)’a karşı gereken inanç ve edebe dikkat çekmektir.
Peygamber Efendimiz (sav) Veda Hutbesinde, “Size iki şey bırakıyorum. (Bunlara tutunursanız) asla delalete düşmezsiniz: Allah’ın kitabı ve sünnetim” buyurmuştur. Rabbimiz Necm Suresinde, “Ve (o, nefsinin) arzu (sun)dan konuşmuyor! O (söyledikleri) bildirilen vahiyden başka bir şey değildir” ayetiyle bu hakikati beyan etmiştir.
Ne zaman ki insanlar bu hakikate tutunmuşlar, terakki etmişler, selamet üzere olmuşlardır. Ne zaman da bundan uzaklaşmışlar, o zaman da tedenni etmiş ve sıkıntı çekmişlerdir. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, “(İnsan) eğer onu (Peygamber Efendimizi) unutsa, el-iyâzü billâh kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez, belki hiçbir kemâlâtın yeri ruhunda kalamaz. Hatta Rabbini de tanımaz. Mahiyetindeki bütün menziller ve latifeler karanlığa düşer. Ve kalbinde müdhiş bir tahribat ve vahşet olur.”
Günümüzde de hususan Peygamber Efendimiz üzerinden İslamiyet’e saldırıldığına ve bu noktadan Müslümanların zayıf düşürülmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Gayet önemli olan bu konuya dikkat çekmek istememizin sebebi, bir kısım müminleri farkına varmadan küfre sebep olacak bazı düşünce ve sözlerden sakındırmaktır. Ve Peygamberimiz (asm)’a karşı gereken inanç ve edebe dikkat çekmektir.
Rabbimiz Al-i İmran suresinin 31. ayetinde, “(Habibim, ya Muhammed!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, o hâlde bana tâbi‘ olun ki, Allah (da) sizi sevsin ve günahlarınızı size bağışlasın!” buyurmaktadır. 11. Lem’a risalesinde, bu ayetin izahı sadedinde, şu ifadelere yer verilmiştir: “Şu ayet-i kerime der ki: ‘Eğer Allah’a muhabbetiniz varsa, Habîbullâh’a ittiba edilecek. Eğer ittiba edilmezse, netice veriyor ki; Allah’a muhabbetiniz yoktur.’ Eğer muhabbetullâh varsa, netice verir ki: Habîbullâh’ın sünnet-i seniyesine ittibâı intâc eder. Evet, Cenâb-ı Hakk’a iman eden, elbette ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi ve en kısası, bilâ-şübhe Habîbullâh’ın gösterdiği ve takip ettiği yoldur.”
Evet, bu kitapta imanın öneminden, özellikle de taklidî ve tahkiki mertebelerinden ve iman esaslarının bir bütün olduğundan bahsedilmektedir. Hem Kur’an ve hadisin birbirinden ayrı olmadığı, belki hadis-i şeriflerin Kur’an’ın bir tefsiri olduğu gösterilmekle beraber, Peygamberimiz (asm)’ın da risaletini ispat eden bir kısım deliller ve mucizeler zikredilmiştir.
Bu çalışma, İslami ölçüler dâhilinde, cumhur-u ulema görüşüne göredir. Aklî ve naklî deliller mezc edilmiştir. Belli gruplar hedef alınmamıştır, sadece ölçüler ortaya konulmuştur. Risale-i Nur’dan alınan parçalar ise anlaşılması için asıl metinleriyle gösterilip şerh edilerek verilmiştir. Daha fazla istifade edilir ümidiyle asıllarına müracaat için kaynakları da gösterilmiştir.
Allah’a olan imanımız ve muhabbetimiz, elbette O’nun Resulüne ittiba edip uymayı gerektirir. Ne mutlu o insana ki, Allah Resulünün yolundan ayrılmaya!
İman Bir Bütündür
İman Bir Bütündür, imanın mahiyetini, esaslarını ve bütünlüğünü merkeze alan; Kur’an ve sünnet çizgisinde kaleme alınmış dikkatli ve ölçülü bir eserdir. Bu çalışma, iman hakikatlerinin parçalanamayacağını, iman esaslarının birbirini tamamlayan bir bütün olduğunu vurgulayarak okuyucuyu sahih bir itikad anlayışına davet eder.
İçerik ve Gayesi
Eserde, imanın önemi özellikle taklidî ve tahkikî iman mertebeleri üzerinden ele alınmakta; iman esaslarının bir kısmını kabul edip bir kısmını ihmal etmenin doğuracağı tehlikelere dikkat çekilmektedir. Kur’an-ı Kerim ile hadis-i şeriflerin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu açık delillerle ortaya konulurken, hadislerin Kur’an’ın bir tefsiri mahiyetinde olduğu izah edilmektedir.
Bu çerçevede Peygamber Efendimiz’e (sav) iman, muhabbet ve ittibanın imanla olan doğrudan irtibatı ele alınmakta; sünnet-i seniyyeden uzaklaşmanın ferdî ve içtimaî hayattaki yansımaları üzerinde durulmaktadır.
Risale-i Nur Perspektifi
Çalışmada, :contentReference[oaicite:0]{index=0} Hazretlerinin iman, nübüvvet ve sünnet anlayışına yer verilmiş; Risale-i Nur’dan yapılan iktibaslar asıl metinleriyle birlikte sunularak şerh edilmiştir. Böylece okuyucunun hem metni doğru anlaması hem de asıl kaynaklara müracaat etmesi hedeflenmiştir.
İmanın Peygamber Efendimiz’den (asm) bağımsız düşünülemeyeceği, nübüvvetin imanın merkezinde yer aldığı hakikati; aklî ve naklî delillerin mezcedilmesiyle açık bir şekilde ortaya konulmaktadır.
Metod ve Yaklaşım
Bu eser, İslâmî ölçüler dâhilinde ve cumhur-u ulemânın görüşleri esas alınarak hazırlanmıştır. Herhangi bir grup veya şahıs hedef alınmadan, yalnızca ölçüler ve prensipler ortaya konulmuştur. Delillendirme yapılırken hem akla hem nakle hitap eden dengeli bir üslup tercih edilmiştir.
Teknik Özellikler
- Sayfa Sayısı: 216
- Cilt: 1. sınıf sert karton kapak
Kullanım Alanı ve Manevî Katkısı
- İman esaslarını bütüncül bir bakış açısıyla öğrenmek isteyenler için uygundur.
- Risale-i Nur mütalaalarında yardımcı kaynak olarak kullanılabilir.
- Sünnet-i seniyenin imandaki yerini daha derinlemesine kavramak isteyenlere rehberlik eder.
- Taklidî imandan tahkikî imana geçiş sürecinde yol gösterici bir eser niteliğindedir.
İman Bir Bütündür, Allah’a iman ile Resûlullah’a (sav) ittibanın ayrılmaz bir bütün olduğunu hatırlatan; iman hakikatlerini muhafaza etmeyi ve sahih bir itikad şuurunu güçlendirmeyi hedefleyen manevî bir eserdir.