Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.), tüm âlemlerin iftiharı ve insanlığın şeref kaynağıdır. O’nun her sözü insanlığa nur, her davranışı ahlakın zirvesi olmuştur. Hayatı, imanı, ibadeti ve ahlakıyla O (s.a.v.), ümmet için en güzel örnek (üsve-i hasene) olmuş; mucizeleri akılları hayrette düşüren birer delil, yetiştirdiği sahabelerin her biri ise insanlık için yol gösterici birer yıldız olmuştur.
Âlemlerin Efendisi ve kâinatın yaratılış sebebi olan Sevgili Peygamberimiz'in (s.a.v.) risaleti, yalnızca iman edenlerin değil, düşünen her aklın, bozulmamış kalplerin ve sönmemiş vicdanların kabul ve tasdik ettiği bir hakikattir.
Hem ahlak hem de suret itibariyle insanlığın en güzeli, en halimi, en sabırlısı, en çok şükredeni, en mütevazısı, en iffetlisi, en cömerdi, en merhametlisi ve en adaletlisi; mertlik, cesaret, vakar, affedicilik, zeka ve şefkat gibi tüm yüce sıfatların en mükemmel hâliye sahibi olan; kalplerin sevgilisi, akılların öğretmeni, nefislerin mürebbisi ve ruhların sultanı Hazreti Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) salât ve selam olsun.
Peygamberliğin İspatı, nübüvvet hakikatini aklî ve naklî delillerle ele alan; Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) risaletini düşünce, vicdan ve fıtrat ölçülerinde temellendirmeyi hedefleyen derli toplu bir çalışmadır. Eser, iman esaslarının merkezinde yer alan nübüvvet meselesini sağlam bir muhakeme zemininde izah eder.
Kitapta, Sevgili Peygamberimiz :contentReference[oaicite:0]{index=0}’in (s.a.v.) risaletinin delilleri; hayatı, ahlâkı, sözleri ve mucizeleri ekseninde ele alınır. O’nun insanlığa sunduğu örnekliğin, yalnızca iman edenler için değil; düşünen akıllar, bozulmamış kalpler ve sönmemiş vicdanlar için de apaçık bir hakikat olduğu ortaya konur.
Eserde, nübüvvetin ispatı sadece tarihî anlatılarla sınırlı kalmaz; Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şahsiyetinde tecelli eden yüksek ahlâk, tutarlılık ve insan yetiştirme kudreti de delil olarak değerlendirilir. Sahabe neslinin yetişmesi ve kısa sürede gerçekleşen köklü dönüşüm, risaletin doğruluğunu gösteren güçlü işaretler olarak ele alınır.
Çalışma, ölçülü ve saygılı bir üslupla kaleme alınmış; nübüvvet meselesi ifrat ve tefritten uzak bir şekilde ele alınmıştır. Aklî muhakeme ile naklî deliller mezc edilerek okuyucunun zihninde sağlam bir tasdik oluşturulması amaçlanmıştır. Böylece nübüvvet, yalnızca bir inanç konusu değil; aynı zamanda anlaşılabilir ve savunulabilir bir hakikat olarak sunulmuştur.
Kitapta, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ahlâkının kemali özel bir yer tutar. Merhamet, adalet, tevazu, sabır, şükür ve affedicilik gibi yüce vasıfların O’nun şahsında en mükemmel hâliyle tezahür ettiği vurgulanır. Bu ahlâkî kemal, nübüvvetin en canlı ve sürekli delillerinden biri olarak değerlendirilir.
Peygamberliğin İspatı, nübüvvetin yalnızca bir inanç kabulü değil; aklın, kalbin ve vicdanın birlikte tasdik ettiği bir hakikat olduğunu ortaya koyan, imanî bakışı güçlendiren manevî bir eserdir.